B1-B2 - FİİL
burst out
Birdenbire (gülmek, ağlamak, bağırmak vb.) başlamak
İngilizce Cümlede Kullanımı
When he heard the unexpected news, he couldn't help but burst out crying.
Beklenmedik haberi duyduğunda, hıçkıra hıçkıra ağlamaya engel olamadı.